HİPNOZ 

Hipnoz’un Tarihi Geçmişte insanlar hipnoz ve benzeri yöntemleri bilmeden kullanmışlardır. Hipnozun ilk olarak kullanılmaya başlandığını gösteren belgelere Yunanlılarda rastlanmaktadır. M.Ö. 1400-1300 yıllarından kalma dua taşlarında telkin ile ilgili bilgilere rastlanmıştır.

Eskiden yunanlılar gerginliklerin giderilmesi için hipnozu kullanmışlardır. Eski Galya’lılar ise hipnoza sihirli uyku adını vermişler ve siğili olan kişileri tedavi etmek için kullanmışlardır. 1760 yılından sonra ise Avrupa’da Franz Anton Mesmer tarafından gösteri şeklinde halka tanıtılmaya başlanmıştır.

İngiliz Doktor James Braid 19. Yüzyılda bu konuyu ele almış ve ilk olarak hipnoz kelimesini kullanmıştır. Braid birçok ameliyatında hipnozu kullanmıştır. Braid’in bu çalışmalarının ardından Liebeault, sabit bakış metodun üzerine söz ile telkini de katmıştır.

Telkin ile hipnoz ayrımını da Pierre Janet yapmıştır. Janet ile aynı görüşü paylaşan Sigmund Freud, hipnozu psikanaliz açısından ele almıştır.

Freud hipnozu hastalıkların tedavisinde kullanılması gereken bir metot olarak benimsemiştir. 1955 yılında İngiliz Tıp Birliği, 1958 yılında da Amerikan Tıp Birliği hipnozun, tıpta kullanılabilecek bir yöntem olduğunu kabul etmiştir.

Hipnoz alternatif tıp çalışmaları arasında yerini almıştır. Zayıflamak isteyenler, fobileri olanlar, öğrenme eksikliği olanlar, sigarayı bırakmak isteyenler, cinsel problemleri olanlar, özgüven eksikliği olanlar, altınııslatanlar, astımlılar, doğum ağrılarının giderilmesini isteyenler, uykusuzluk, sinirlilik gibi sorunları olan kişiler, duygusal sorunları bulunanlar gibi birçok hastanın sorunlarının çözülmesini sağlayan hipnoz yöntemleri uygulanmaktadır.

Bilinçli bir zihin hipnozun etkisi altına girdiğinde, düşüncelerin artan etkileri direkt olarak bilinçaltına ulaşır ve harekete geçer. Çünkü geçmişte yaşanan olaylar ya da deneyimler yani tüm anılar bilinçaltında gizlidir. Bilinçaltı aslında gerçeğin farkındadır.

Fakat mantık yürütememesi nedeni ile gerçek ile gerçek olmayanıayırt edemez. İçgüdüsel olarak gerçeğe doğru yönelir. Örneğin bir sel felaketi yaşadınız. Bu olay esnasında korku, heyecan ve duygular çok yoğundur.

Tekrar aynı felaketi yaşayacakmışsınız gibi aynı korku ve heyecan bilinçaltına yerleşir.

Bu durum uykusuzluk ve korku durumlarını ortaya çıkarır. Kalp ritminde bozukluklara neden olabilir. Bu örnekten de anlaşıldığı gibi sadece zihinsel olarak duygularınız değil fiziksel olarak bedeniniz de etkilenir. Bu değişimler bilinçli olarak ortaya çıkmaz.

Genellikle beklenmedik bir zamanda ve bir anda belirir. İşte bu durumda yapılan hipnoz ile telkin yoluna gidilir ve kişinin rahatlamasısağlanır.